Miras Hukukunda Terekenin Paylaştırılması

Miras Hukukunda Terekenin Paylaştırılması
19.10.2020
799

Medeni Kanunun miras hukukuna dair hükümlerine göre tereke, ölen kişinin geride bıraktığı her türlü taşınır ve taşınmaz mallar, üçüncü kişilerdeki haklar ve borçlar toplamına tereke denir. Kanuni ve atanmış mirasçılar, miras hukukunda terekenin paylaştırılması konusunda düzenlenmiş hükümlere göre paylarını alabilirler.

Mirasçıların Anlaşması İle Terekenin Paylaştırılması

Eğer mirasçıların hepsi paylaşım konusunda anlaşabilirse bu iradi paylaşım geçerli olacaktır. Bazen miras bırakanın vasiyet ettiği hususlardan farklı kararlar bile alınabilmektedir. Önemli olan ortak kararın sağlanmasıdır. En kolay olanı da bu yöntemdir.

Ortak karar sağlanamaması halinde mirasçılardan birinin ya da hepsinin açacağı mirasın paylaşılması davası çözüm için gerekli olacaktır.

Mirasçıların Mirası Red Hakkı

Mirasçılar farklı sebeplerle mirası reddederek haklarından feragat edebilirler. Genellikle terekedeki pasiflerin aktiflerden fazla olması red sebebi olmaktadır. Yani borçların mal ve haklardan fazla olması halinde mirasçılar bu yola gidebilmektedir.

Mirasın reddi için kanunda üç aylık bir süre öngörülmüştür. Bu süre geçmeden mirasın paylaştırılması davası açılmaz. Eğer bu sürede dava açan mirasçı olursa mirası red hakkını kaybetmiş olur.

Miras Hukuku

Miras Hukukunda Terekenin Paylaştırılması

Mirasın Paylaşılması Davası

Mirasın paylaştırılması davası mirasçılardan her biri tarafından açılabilir. Davalı olarak diğer mirasçılar gösterilir. Yetkili ve görevli mahkeme, miras bırakanın en son ikamet ettiği yerdeki sulh hukuk mahkemesidir. Buradaki yetki kesin yetkidir. Yani davanın başka yerde açılması mümkün değildir. Mahkeme öncelikle terekenin tespitini yapacaktır.

Yani miras bırakanın arkasında bıraktığı mallar, haklar ve borçların nelerden ibaret olduğu araştırılacaktır. Miras bırakanın vefatı ile tereke üzerinde mirasçıların el birliği ile mülkiyeti söz konusudur. Yani hangi mirasçının hangi mal üzerinde hak sahibi olduğu belli değildir. Mirasın paylaşılması davası ile her mirasçının tereke üzerindeki payının oranı tespit edilecektir.

Terekenin Paylaştırılmasında İzlenecek Yöntem

Türk medeni kanunun 642. maddesine göre hakim öncelikle terekeye dahil olan malların aynen taksiminin mümkün olup olmadığına bakar. Mirasçıların pay oranlarına göre aynen taksim yapılırken malların değerleri arasında fark varsa aradaki farkın ödenmesi yoluyla eşitleme yapılabilir. Özellikle gayrimenkullerin paylaştırılmasında bu yöntem izlenir. Eğer malların aynen taksimi mümkün değilse malların satışı sağlanarak bedelinin miras payları oranında taksimi yöntemine başvurulur.

Miras Bırakanın Eşine Tanınan Haklar

Mirasçılar içinde miras bırakanın eşi varsa, miras bırakan ile birlikte yaşamış olduğu evin ve içindeki eşyaların kendisine bırakılmasını isteyebilir. Sağ kalan eşin bu hakkı, Medeni Kanunun 642/1. madde hükmünden doğmaktadır. Elbette birlikte yaşanan evin ve içindeki eşyaların bedeli sağ kalan eşin miras payından mahsup edilecektir. Diğer mirasçıların hak kaybına uğramaması için bu mahsup yapılır.

Evin aile konutu olarak tapuya kaydedilmesi yoluna da gidilebilir. Ancak bu ayrı bir dava ile yapılabilmektedir. BU dava sağ kalan eş tarafından açılırsa mirasın paylaştırılması davasında bekletici mesele yapılacaktır.

Terekede Apartman ya da İş Hanı Gibi Malların Bulunması

Eğer tereke dahilinde apartman, iş hanı hatta belki plaza gibi mal ya da mallar varsa Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine uygun şekilde her bölümün ayrı bir mülkiyet konusu yapılması imkanı varsa bu yola gidilir. Katların ya da dairelerin bağımsız bölümler olarak ayrılarak tapuya mirasçılar üzerine ayrı ayrı kaydedilmesi uygulamada başvurulan yollardan biridir. Yine mirasçıların paylarına göre bu bölümlerin değerleri arasında denkleştirme yoluna da gidilebilir.

Mirasın paylaştırılması davası, mirasçıların sayısına, terekedeki malların miktarına ve çeşitliliğine, aktif ve pasif dengesine göre oldukça çetrefilli ve uzun süren bir dava olabilmektedir. Mirasçıların anlaşma konusunda istekli ve yapıcı olup olmaması da davanın süresini ve gidişatını etkilemektedir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Ramazan Sertan Safsöz
Av. Ramazan Sertan Safsöz
Merhaba, size nasıl yardımcı olabiliriz?
Önemli Not: Sitede yer alan makalelerde yer alan bilgilerin doğrudan doğruya kişiler tarafından kullanılması sakıncalıdır. Bilgi, ipucu ve Yargıtay kararlarına ilişkin anlatımlar sadece tavsiye niteliğinde olup işbu anlatımlara dayanarak davaların asaleten takip edilmesi kesinlikle . İster ceza ister özel; hukukun her alanında olursa olsun davalarınızı alanında uzman ve tecrübeli bir avukat ile takip etmenizi öneririz. Avukatlık hizmetinin bir güven ilişkisi içermesi nedeniyle gerekli değerlendirmeyi bizzat kendiniz yapıp, sağda solda yazan "İzmir'in en iyi avukatı" gibi emarelere itibar etmeyiniz.